Herkese merhaba,
Son zamanlarda adını oldukça sık duyduğumuz popüler diyetlerden biri olan ketojenik diyet hakkında bir yazı hazırlamak istedim.
Ketojenik diyet; yeni bir diyet olarak bilinse de aslında 1920’lerden beri epilepsi hastalığının tedavisinde kullanılan bir diyet modelidir. Ketojenik diyet yüksek oranda yağ, orta oranda protein ve düşük oranda karbonhidrat içeren beslenme modelidir.
Vücutta enerji ihtiyacı için ilk olarak karbonhidrat kaynakları kullanılır. Ketojenik beslenme modelinde ise düşük oranda karbonhidrat alındığı için vücut enerji kaynağı olarak yağları kullanmaya başlar. Beyin enerji kaynağı olarak glikoz ve ketonları kullanmaktadır. Ketojenik diyette amaç; keton cisimciklerini üretmektir.
Karbonhidrattan oldukça kısıtlı olan bu beslenme modelinde ekmek, tahıllar, undan üretilen her türlü besin ve şeker gibi karbonhidrat kaynakları yasaklar arasındadır. Diyetin büyük bir kısmı yağ kaynakları olan kaymak, krema, mayonez gibi besinlerden meydana gelir. Ketojenik beslenme modelinin düşük karbonhidrat içeriği nedeniyle uygulanması ve sürdürülmesi zor ve sağlık açısından risklidir. Epilepsi hastalarında nöbetlerinin azaltılmasında etkili olması nedeniyle bu hastalarda nöbetlerin yoğunlaştığı dönemlerde ketojenik diyet multidisiplener bi ekip tarafından uygulanabilir. Buna ek olarak ketojenik diyetler bazı metabolizma hastalıkları, Parkinson, Alzheimer, beyin ve sinir sistemi hastalıkları, otizm, bazı ruhsal ve mitokondriyal hastalıklarda da tedavi sürecine yardımcı olması amacıyla uygulanabilir.
Sağlık yönünden oluşturduğu riskler nedeniyle zayıflama amaçlı ketojenik diyetin uygulanabilirliği hala araştırma konusudur. Bu nedenle ketojenik diyet, mutlaka doktor ve diyetisyen tarafından önerildiği durumlarda, sağlık kontrollerinin sürekli ve düzenli olarak yaptırılması şartı ile kısa süreli olarak uygulanmalıdır.
Ecem Polat
Diyetisyen
