Geri Bildirim
Beden Kayıt Tutar
Beden Kayıt Tutar

Beden Kayıt Tutar

199

Travma sadece zihinsel olarak deneyimlediğimiz bir şey değildir. Travma, bedenimizde de deneyimlediğimiz bir şeydir. Hepimiz için travma kendisini bedensel olarak farklı şekillerde gösterir. Bu bazen sindirim sistemi problemleri olarak, bazen baş ağrısı, migren olarak bazen de bedenin farklı bölümlerinde ağrı olarak kendisini gösterebilir.Bedenlerimiz gün içinde bizimle iletişim halinde fakat çoğumuz gündelik hayatta bir bedenin içinde olduğumuzun farkında değiliz, onun bize gönderdiği duyumsamalardan, sinyallerden kopuk durumda yaşıyoruz. Gün içerisinde sürekli kendimizi meşgul tutarak örneğin sosyal medyada zaman geçirerek, televizyon izleyerek vb. kendimizi şimdi ve burada dan uzaklaştırıyoruz. İyileşme yolculuğumuzun bir kısmı bedenlerimize geri dönerek başlıyor. O anda mevcut olarak, kendimize hislerimizi, duyumsamalarımızı hissetmek için alan açarak.Somatik Deneyimleme travma ve kronik stresin neden olduğu olumsuz etkileri iyileştirmeye yönelik beden ve sinir sistemi odaklı psiko-biyolojik bir yaklaşımdır. Peter Levine’ e göre “Travmanın kökeni travmatik olayın kendisinde değil sinir sisteminin bu olaya verdiği tepkide yatar.” Bedenimizde saklanan deneyimleri yine bedenimizin doğal iyileşme kapasitesinden yararlanarak ve kaynaklarımızı keşfetmeye odaklanarak sinir sisteminde biriken gerilimin sağlıklı bir şekilde boşaltılması amaçlanmaktadır. Beden duyumsamalarına odaklanarak sinir sisteminin ve fizyolojinin yeniden düzenlenmesine ve beden zihin arasında doğal bir akış oluşmasına yardımcı olur.Doğum travması başlangıçta annenin yaşadığı travma olarak algılanabilir. Bebek için geçerlidir ve anne rahminde başlar. Bebek annenin hissettiği her şeyi hisseder. 0-2 yaştaki negatif kaygıların tüm hayatı etkilediğini düşünürsek anne rahminde bebeğin nasıl bir yetişkin olacağının tohumları atılır. Doğumun zorluğu doğum anındaki travmalar çocuğun problemlerinin temeli olabilir. Oyun terapisinde çocuğun böyle bir travması varsa ortaya çıkar.

Şimdiki anda yaşamak ve şimdiki anı fark etmek değildir ve anlaşılması gereken iki boyutu vardır. İlk boyut mevcut an içinde olanları fark etmek, ikinci boyut ise tüm bu fark ettiklerimizi karşılama biçimimiz. O yüzden bilinçli farkındalığa, algılama ve algılananı kabul etmenin karışımından oluşan bir yaklaşım diyebiliriz çünkü sadece algılamak, dikkatten ibarettir; bilinçli farkındalık ise mevcut anı bilinçli bir akıl açık, sevgi ve şefkat dolu bir kalple algılamaktır.

Süreçlerimize , travmalarımıza baktığımızda Mindfulness’ın kavramsal değil, deneyimsel olduğunu söylemek çok da yanlış olmayacaktır. Aşağı yukarı hepimiz yaşamda ne yapmamız gerektiğini biliyoruz fakat uygulamaya gelince sınıfta kaldığımızı söyleyebiliriz. Mindfulness bu anlamda bize kavramsal olarak ne yapmamız gerektiğini öğretmenin yanı sıra bunları hayata geçirmeyi sağlayacak bir dizi beceriyi kazandırır. Beden her zaman kayıt tutar. Psikoloji alanındaki birçok farklı çalışma; düzenli yapılan mindfulness meditasyonu ve mutluluk arasında anlamlı bir ilişki bulgulamıştır  Tüm bunların ışığında bilinen bir tablo var ki o da mindfulness'ın olumlu duygu durumunu koruduğu ve dolayısıyla da hem fizyolojik hem psikolojik rahatsızlıklardan arınmış bir esenlik halini desteklediğidir.

Düzenli mindfulness meditasyon uygulaması yapan bireylerin daha sağlıklı ilişkiler kurduğu görülmektedir.


Uzman Psikolog