FİRMA KAYIT
Geri Bildirim
Çocuğa Duygusal İstismar
Çocuğa Duygusal İstismar

Çocuğa Duygusal İstismar

3905
  • Sürekli eleştirme, aşağılama, küçümseme
  • Sürekli çocuğa bağırma
  • Çocuğun yardım istediğini görmezden gelme, yardım etmeyi reddetme
  • Başkalarının yanında çocuğa bağırma, utandırma, aşağılayıcı isimler takma
  • Ev içi şiddeti izlemeye maruz bırakma
  • Çocuğun duygusal ihtiyaçlarını reddetme/görmezden gelme
  • Sevgiyi geri çekme / tehditinde bulunma
  • Çocuğun kriminal aktivitelerde bulunması için yönlendirme
  • Çocuğu terk etme / fiziksel şiddet ile cezalandırma tehditlerinde bulunma
  • Yaşına uygun olmayan ağır işler / sorumluluklar verme
  • Eğitim almasını engelleme
  • Yaptığı hataya psikolojik zarar verecek cezalar verme
  • Aşırı baskı ve otorite uygulama
  • Korktuğunu bilerek o şeyi yapmaya zorlama, duygusal istismar çeşitleri arasında sayılabilir.

Çocuk bu tür duygusal şiddete maruz kaldığında; sevilmediğini, değersiz olduğunu hisseder ve özgüveni düşer. Ayrıca duygusal istismara maruz kalmış çocuk akranları veya yetişkinler ile sağlıklı ilişki kurmada güçlük yaşar. İstismara uğrayan çocuk aynı zamanda farklı istismar türlerine de maruz kalıyor olabilir. Özellikle fiziksel istismara ve cinsel istismara, duygusal istismar sıklıkla eşlik eder.

Duygusal istismara uğrayan çocuk;

  • Ebeveynden korkar, kaçar ve onlardan nefret eder.
  • Çocuk kendisi için kötü konuşur (Geri zekâlıyım, hiç bir şey beceremiyorum gibi).
  • Konuşma ve davranışlarında anlık değişimler yaşanır (Kekeleyerek konuşabilir, başarı seviyesinde düşüş olabilir, altına kaçırabilir).

Çocuklarda duygusal istismar; zayıf zihinsel gelişim, ilişki kurmada güçlük yaşama, tehlikeli davranışlarda bulunma, madde bağımlılığı, akademik başarısızlık, özgüven eksikliği ve öz değer düşüklüğü ile ilişkilidir. 

Duygusal istismara uğrayan çocuklar terapi görmediklerinde yetişkinlik hayatlarında farklı kişilere duygusal istismar uygulamaya meyilli oldukları da bilinmektedir.

Sadece duygusal istismara uğrayan çocuk değil, istismarı yapan kişinin de tedavi görmesi gerekir. Bu durum tek taraflı mücadele edilecek bir mesele değildir.


Psikolog