Geri Bildirim
Çocuklar ve Ergenler Ölüme Yönelik Nasıl Bir Tutum Sergiler?
Çocuklar ve Ergenler Ölüme Yönelik Nasıl Bir Tutum Sergiler?

Çocuklar ve Ergenler Ölüme Yönelik Nasıl Bir Tutum Sergiler?

49

“Çocukluk günlerimizi geride bıraktıktan sonra ölüm hakkında düşünmeyi ve yeniden düşünmeyi sürdürürüz.” Robert Kastenbaum

Çocukların ve yetişkinlerin ölüm hakkındaki düşünme biçimleri farklıdır. Ölüm kavramı, geri dönüşü olmayan sonu, tüm canlıların bir gün öleceği gerçeğini içerisinde barındırmaktadır. Ruh sağlığı uzmanlarının çoğu, çocukların büyüdükçe ölüme karşı daha olgun bir tutum benimsediğini ifade etmektedir.

Çocukluk Döneminde Ölüm Algısı: 

Çocukların zaman algısı yetişkinlerin zaman algısından farklılık göstermektedir. Çocuklar bazen kısa süreli yaşanan ayrılıkları bile “kayıp” şeklinde algılayabilmektedir. Bebeklerin çoğu için; bakım verenin yeniden görünmesi, bakım verenin varlığıının sürekliliği bebeğin yaşadığı kaygının azalmasını sağlamaktadır. Ebeveyn kaybının, özellikle bebeğin bakımını üstelenen kişinin yerini yeni biri almadığında bebeğin psikolojik, fizyolojik gelişimi bu durumdan olumsuz şekilde etkilenmektedir. Esasında çocukların “yas” konusuyla ilgili ne bildikleri hakkında aslında çok az şey bilinmektedir. Hatta 3- 5 yaş arsındaki çocuklarda bile ölüme ilişkin bilgileri çok fazla değildir. Özellikle 3- 5 yaşaralığındaki çocuklar ölüm ile uykuyu karıştırmaktadır. Küçük çocuklar, ölü bir ha gördükleirnde ya da birinin öldüğünü duyduklarında nadiren üzülme tepkisi göstermektedirler. Yakından tanıdıkları birinin ölümünde küçük çocuklar, yanlış bir algıya düşerek kendilerinin ölen kişiye karşı önceki itaatsiz davranışları yüzünden öldüğü algısına kapılıp kendini suçlama eğilimi içerisine düşmektedirler. Çoğu zaman orta ve genç çocukluk dönemlerinde nispeten daha gerçekçi ölüm algısı gelişebilmektedir. Yapılan araştırmalar çocukların çoğunun 9 yaşına kadar ölümü geri dönüşü olmayan bir durum olarak algılamadıklarını göstermektedir.

  • Özellikle ebeveyn ölümü çocukları derinden, olumsuz etkileyen ve çoğu çocuğun okul başarısının düşmesine, sosyal ilişkilerinin bozulmasına, çocuğun benlik algısının düşmesine neden olan bir durumdur. Kardeş kaybı da aynı olumsuz sonuçları doğurabilmektedir.
  • Psikologlara, psikiyatristlere göre; çocuk ile ölüm konusu hakkında konuşurken ” dürüst olmak” son derece önemlidir. Ölüm hakkında konuşmamak, yaşanan kayıp sonrasında çocuğa açıklama yapmamak ileriki zamanlarda çocuk üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabilme potansiyeline potansiyeline sahiptir.

Ergenlik Döneminde Ölüm Algısı: 

Ergenlik döneminde, yaşlanma ihtimali gibi ölümn kaçınılabilir, görmezden gelinebilir ve alay edilebilir düşüncesi ergenlerde hâkimdir. Ancak bazı ergenlerde durum tam tersidir ve ölümün anlamını kavramaya çalışarak kendilerinin ölme ihtimaliyle yüzleşerek ölüm olgusunu anlamaya çalışırlar.

Ergenlerin “ölüm” kavramları çocukların ölüm kavramına oranla daha soyuttur. Ergenler, ölümü “ hiçlik ” kavramı üzerinden tanımlayabilmektedir. Ergenler ölümün doğası, ölümün anlamı, ölümden sonraki yaşam konularıında felsefi ve dini düşünceler geliştirebilmektedirler.


Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı