Geri Bildirim
Çocuklarda Yaşa Göre Oyuncak Seçimi
Çocuklarda Yaşa Göre Oyuncak Seçimi

Çocuklarda Yaşa Göre Oyuncak Seçimi

70

Öncelikle bu yazımı diğer sayfalarda yer alan aynı konulu yazılarda olduğu gibi bir yaştan başlatmayacağım, zira ben bir Çocuk Gelişimci olarak konu oyun olduktan sonra yenidoğanı atlamamak gerekiyor diye düşünüyorum.

‘’Yenidoğan oyuncakla mı oynar?’’

‘’Yenidoğan bebek nasıl oyun oynar?’’ soruları aklınıza gelmiş olabilir. Elbette yenidoğan bebeklerde oyun oynar. Fakat oyuncakla değil. Acaba ne ile? Hadi yazıyı okumaya devam edelim diyerek ilk başlığımı atıyorum;

YENİDOĞAN:

Yenidoğan döneminde bebekler, çevrelerini ağız yoluyla keşfederler. Emme refleksinin anne karnında başladığını da hesaba katarsak, çocukların dış dünyayla bağlantı kurarken bu yolu tercih etmeleri gelişimsel özelikleriyle doğrudan bağlantılıdır diyebiliriz. Peki emme refleksiyle oyunun ne ilgisi var? Uzun yıllardır yapılan araştırmalar bizlere gösteriyor ki, bebekler oyun oynamaya yenidoğan döneminden itibaren başlıyorlar. Nasıl mı? –Annesini emdiği sırada kendi bacaklarını oynatan, elini annesinin göğsüne götüren, kollarını kımıldatan yenidoğan, aslında ilk oyunlarına başlamıştır. Bu oyun, zamanla annenin göğsüyle oynama, annenin saçlarıyla oynama, yüzünü sevme olarak da devam etmektedir.. Yani bir Çocuk Gelişimci olarak şunu söyleyebilirim, yenidoğanın sevdiği 2 oyuncağı vardır, 1:Annesi 2:Kendi bedeni

*Bu yüzden yenidoğan annelerin, bebekleriyle mümkün oldukça temas kurmaları çok önemlidir. (Fiziksel, sözel..)

*Kıyafetlerini giydirirken ellerinin, en azından parmaklarının açıkta kalmasına olanak sağlanması çok önemlidir. Zira yenidoğan henüz beden kavramının farkında değildir. Ellerini, parmaklarını görmesi onları keşfetmesine imkan tanıyacağından yenidoğan parmaklarıyla oynar, elleriyle oynar, ve devamında kollarını oynatır.. Bu sayede kendi bedeniyle de oyunlar kurmaya başlar..

‘’Fakat bunlar haricinde hangi materyaller kullanılabilir?’’ derseniz, beşik üstüne konumlandırabileceğiniz renkli ve işitsel dönenceler, yumuşak dokulu veyahut farklı sesler çıkaran çıngıraklar, özellikle de kauçuktan yapılmış oyuncakların tercih edilmesi uygundur

1 AYLIK BEBEKLER:

Özellikle bu dönemde işitsel yetileriyle keşfedecekleri materyaller tercih edilebilir. Ses çıkaran çıngaraklar, hışırtılı yastıklar, müzikli oyuncaklar gayet idealdir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bebeğin dikkatini çekecek fakat ona yüksek sesle zarar vermeyecek olan materyalleri tercih etmektir. Aynı zamanda her türlü ihtimal göz önünde bulundurularak yumuşak dokulu ve yutmayacakları kadar minik olmalarına da dikkat edilmelidir.

2-3 AYLIK BEBEKLER:

Bu dönemde görsel yetilerini harekete geçirecek materyallere yönelim başlayabilir. Özellikle göz koordinasyonunu sağlayabilmek adına yine yenidoğanın en sevdiği oyuncağı olan annesi parmak tabiki yaptırarak bunu sağlayabilir. Aynı zamanda el-göz koordinasyonunun gelişimi için kumaş kitaplar, keçe kitaplar tercih edilebilir. İnce motor gelişimleri için çıngıraklar (hafif olmasına özen gösterilmeli) Keçeden yapılmış doğal parmak kuklaları da annesiyle beraber oynayıp keyif alabileceği müthiş bir materyal.. Bu dönemde bebek başını kaldırmaya, dönmeye ve hareket etmeye başladığından bir oyun halısı edinmek için en ideal zamandır. Bu oyun halısı görsel veya işitsel olduğu taktirde bebeğiniz çok daha fazla keyif alacaktır. Anne ve baba, çocukları uykuya geçecekleri sırada kitap okumaya bu dönemde başlayabilir.. Unutmayalım ki çocuklara kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için onların okuma-yazma bilmelerini beklememize gerek yoktur, anne ve babalar okuma alışkanlığını bu dönemden itibaren aşılayabilir.. Hemde bu sayede çocukların dil gelişimleri ve sosyal gelişimleri desteklenlr..

4-5 AYLIK BEBEKLER:

Kumaş ve keçe kitaplarla, çıngıraklarla oyun hala devam ederken, bu dönemde özellikle dil gelişimine yönelik materyallerin tercih edilmesi de çocuğun gelişimi için uygun olacaktır. Hayvan sesleri çıkaran kitaplar, masal okuyan kitaplar, ses çıkaran bebekler, anne ve baba tarafından nesnelerin isimlendirilmesi gelişimsel olarak çok faydalıdır. (Yani anne ve babanın çocuğuyla her daim iletişim içinde olması..) Bu dönemin sonlarından itibaren diş kaşıma görevi görebilecek kauçuk oyuncaklar, yumuşak diş kaşıyıcıları tercih edilmeye başlanabilir.

6-7 AYLIK BEBEKLER:

Bu dönemde çocuklar destekli veyahut desteksiz halde oturabilir duruma geldiğinden, mekanı genişler. Bu dönemlerde uzanma ve tutma gibi faaliyetler de sıklıkla görünmektedir. Aileler bu dönem bebekleriyle oynarken, hafif ve yumuşak dokulu olmasına dikkat ederek; renkli, sesli, çocuğun dikkatini çekecek oyuncakları ona doğru yaklaştırıp tutmasına ve uzunmasına fırsat vermelidir. Bu aktivite sayesinde ince ve kaba motor gelişimleri desteklenir, küçük kas sistemleri gelişir. Az önce de bahsettiğim gibi, burda önemli olan nokta; bebeğin kaldırabileceği ağırlıkta bir oyuncak seçilmeli, uzanmasına-tutmasına teşvik etmek için de işitsel veya görsel ağırlıklı olmasına özen gösterilmelidir. Yine bu dönemde el-parmak kaslarının gelişmesi için yumuşak toplar tercih edilebilir.

8-9 AYLIK BEBEKLER:

Bu dönemde daha önceki dönemde bahsettiğim oyuncaklarla oynamaya halen devam edilebilir. Bunlara ek olarak, artık motor gelişime yönelik aktivitelere de başlanması gelişimsel açıdan faydalı olacaktır. Ahşap bloklar tercih edilerek öğrenme algısı güçlendirilebilir. Ahşap bloklarla tutma-uzanma aktiviteleri devam ederken, bloklar üst üste dizilerek kas gelişimi desteklenebilir, daha önceki dönemlerde oynanan toplarla ahşap bloklar devrilebilir ve el-göz koordinasyonu geliştirilebilir.

10-12 AYLIK BEBEKLER:

Artık emekleme ve yürüme dönemidir. Bundan dolayı bebeklerin mekanı çok daha fazla genişlemiştir ve artık durduğu yerden oynadığı oyunlar bir kenara dursun, her yerde her şeyle oynayabilecek hale gelmiştir. Bu durum sizi korkutmasın, fakat önlemler de aldırsın elbette. Özellikle artık bu dönem itibariyle çocuğunuza zarar verebilecek her türlü ağır, kırılabilecek, minik, yutulabilecek tarzdaki nesneler çocuğun hareket alanından kaldırılmalıdır. Zira kaldırılmadığı taktirde sizlerde yorulacaksınız. Neden her seferinde ‘kızım yapma’ ‘oğlum ona dokunma’ diyerek hem kendinizi gerecek hemde çocuğunuzla inatlaşmaya sebebiyet vereceksiniz ki? Hem çocuğunuz hemde sizin için en uygun olanı, çocuğunuzun dokunmasını istemediğiniz nesneleri tamamen kaldırmaktır.. Yoksa bu bebeğinizle aranızda  yorucu bir inat maratonuna dönüşebilir.. Gelelim hangi oyuncakların tercih edilebileceğine; bu dönemde çocuklar dökmekten, doldurmaktan, kaptan kaba aktarmaktan gelişimsel olarak çok zevk alırlar. Fakat zevk alıyorlar diye elbette ki sizin çay bardağınızı alıp çayı hoop diye yere döksün demiyorum. Madem çocuklar bu dönemde dökmekten, doldurmaktan, dağıtmaktan hoşlanıyorlar; o halde ebeveynler olarak dolabı dağıtmasına kızmak yerine, bu ihtiyacını giderecek oyunlar tercih edelim.. Kaptan kaba aktarma etkinlikleri bu dönemde çok ideal! Büyük parçalı legolar tercih edilebilir, bebeğinizin itip çekebileceği ağırlıktaki oyuncaklar, yürürken yanında kendisine destek olabilecek-kendini güvende hissetmesini sağlayabilecek arabalar, yürüyen atlar tercih edilebilir.. Artık bebeğiniz ayaklandığı için daha çok merak edecek ve bu da daha çok konuşmaya çalışacak demektir.. Bundan dolayı ilk aylardan itibaren kullanmayı önerdiğimiz işitsel materyaller ve işitsel oyunlar, çocuğunuzun kelime dağarcığını genişletecek ve dil gelişimine-sosyal gelişimine yarar sağlayacaktır..

13-18 AYLIK BEBEKLER:

Özellikle yürümeyi takip eden 13-14-15-16 aylık süreçteki bebekler, yürüme eylemini sürdürürken itilen-çekilen oyuncaklarla haşır neşir olmayı çok sevmektedirler. Çevrelerini keşfetme konusunda gittikçe deneyim sahibi oldukları için, kendilerini adeta birer mucit gibi hissederler. Bundan kaynaklı olarak da yeni şeylere çok meraklıdırlar. 2 yaş döneminde daha da artacak olan bu özellik, izlerini 17-18 ay itibariyle göstermeye başlar.. Farklı boyutlardaki kutular, küpler, basit yapbozlar, özellikle yine işitsel kitaplar çok ilgilerini çekmektedir..

2-3 YAŞ:

Bu aylarda çocukların keşfetme arzusu ön plandadır. İşitsel oyuncaklar halen ilgilerini çeker, kurcalayabilecekleri girintili-çıkıntılı materyaller, sökmeli-takmalı oyuncaklar, iç içe geçen küpler tercih edilebilir. Bu merak ve öğrenme arzuları için çok mühimdir.. Bu dönemde bütünü ayırma-parçayı birleştirme gibi farklı oyunlar oynanması bilişsel gelişim açısından çok önemlidir. 3 yaşa doğru çocuklarda hayal gücünün ve yaratıcılığın en üst düzeye çıktığını gözlemlemekteyiz, bundan dolayı evcilik tarzındaki oyunlar da ilgilerini çekmektedir. Gerçek hayatı yansıtabilecekleri, kendi hayal güçlerini yansıtarak –mış gibi konuşmalar yaparak oyunlar oynamayı severler. Bu yüzden herhangi bir oyuncaktan ziyade anneye-babaya veyahut bir oyun arkadaşına ihtiyaç duyarlar.. Oyuncak olaraksa; tamir aletleri, mutfak setleri, hayvan çiftlikleri hoşlarına gider. Hayal güçleri ve yaratıcı düşünme yeteneklerini geliştirmek için oyun hamuru, kinestetik kum tercih edilirse farklı şekiller-desenler yaparak yaratıcılıklarını genişletebilirler.

4-5-6 YAŞ:

3 yaşın sonu-4 yaşın başı civarlarında basit karalamalar yaparak resim çizmenin ilk izleri görülmeye başlanır. Karalama yapmakla başlayan aktiviteler, 5-6 yaş dolaylarında resim yapmak, yırtıp yapıştırma aktiviteleri yapmak olarak görülür. Yapbozlar çok tercih edilir. Bu dönemde mum boyalar, pastel boyalar ilgi çeker. Koşmalı-zıplamalı oyunlar çocukların çok hoşuna gider. Bu yüzden enerjilerini atabilecekleri oyunlar oynanmalıdır.

***Yazarın yüreğinden iliştirdiği ufak bir not : Hangi ay olursa olsun, hangi yaş grubu olursa olsun; oyuncaklara ihtiyaç duyulduğu bir gerçektir. Bir Oyun Terapisti olarak oyunun gücüne çok inanıyorum ve oyunun dili=çocuğun dilidir diyorum.. Çocuklar yansıtamadığı tüm olumsuz duygularını oyunla yansıtırlar, zihinlerindeki travmatik birçok problemden oyun sayesinde kurtulurlar ve kendilerini en mutlu, en rahat hissettikleri yer oyundur.. Oyun, çocuğun işidir. Fakat, söylemek isterim ki; çocukların oyuncağa ihtiyaç duydukları kadar anne babalarına ihtiyaçları vardır.. Yenidoğandan itibaren bakımıyla ilgilendiğiniz sırada onunla konuşmanız, oyun oynarken konuşmanız, her daim diyalog halinde olmanız çok önenmlidir. En pahalı oyuncaklar, son model oyuncaklar, teknolojik cihazlar.. Hiçbirisi çocuğun gelişiminde ve eğitiminde anne-babası kadar etkili ve kıymetli değildir. Bu yüzden lütfen çocuklarınıza hangi oyuncağı alacağınızı düşündüğünüz kadar, ‘’ben çocuğumla hangi oyunu oynamalıyım?’’ diye düşünün. Çünkü çocuklara en pahalı oyuncakları alamasanız da olur, onlar her şeyi oyuna çevirirler. Kahvaltı ettiğiniz bir anda.. Şarkı söylediğiniz bir anda.. Her an oyun oynayabilirler. Yeter ki anneleri ve babaları sevgiyle, sabırla, huzurla yanlarında olsun..

Sevgiyle kalın…


Oyun Terapisti & Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi