Geri Bildirim
Çocukların Dünyasında Arkadaşlık Gelişimi
Çocukların Dünyasında Arkadaşlık Gelişimi

Çocukların Dünyasında Arkadaşlık Gelişimi

215

Arkadaş ilişkileri çocukların gelişiminde büyük rol oynar. Gelişim sürecinde akranlarıyla yaşadığı yoğun ilişkiler çocuğa, yeterli sosyal uyumu gösterebilmesi ve gerekli sosyal becerileri kazanması için birçok fırsat sağlar. Burada arkadaş ilişkilerinin gelişimini ve işlevlerini kısaca gözden geçirmek yararlı olacaktır. Çocuklar 9. ve 13. aylar arasında, öncelikle dış uyaranlara tepki verirler, ancak bulundukları ortamda tek bir oyuncak olması, oyuncağa ulaşmada birbirlerini engel olarak algılamalarına neden olabilir. Diğer bir çocuğun varlığı, oyuncak için kavga etme, gergin bir şekilde izleme, vurma ve ısırma gibi saldırgan davranışlara yol açabilir. Eğer ortamda rekabet yoksa çocuklar 14. ve 18 aylar arasında birbirlerine dostça bir tutumla yaklaşırlar. Eşyalar ya da oyuncaklar için yapılanların yerini genellikle farklı oyuncaklarla yan yana oynama ve bazen de iş birliği alır.

Çocukların etkileşimlerinde 2 ve 4 yaşları arasında artış olur. Herhangi bir yetişkinin yakın müdahalesi ya da gözlemi olmadan, çocuklar birbirleriyle daha uzun süreli oyun oynamaya ve bir dizi sosyal beceri geliştirmeye başlarlar. Çocukların sosyal davranışları geliştikçe akranları ile oyun ortamlarında bulunma istekleri de artar. Yapılan bir çalışma 3 hafta boyunca 3, 4 ve 5 yaşındaki 30 çocuğun, 1 saatlik serbest oyun dilimlerinde arkadaşlarla yaşadığı iletişimin yapısını incelemişler. Bu çalışmaların sonuçlarına göre oyunlarda dört iletişim yapısından söz etmek mümkündür:

  • Bağımsız iletişim
  • Paralel iletişim
  • Tamamlayıcı iletişim
  • Etkileşimci iletişim

Bağımsız yapıda çocuk, diğerlerinin katılımı olmadan oyununu oynar. Paralel yapıda oyun iki ya da daha fazla kişi arasında gerçekleşir, çocuklar birbirlerinden bağımsız hareket eder, fakat birbirlerine yakın dururlar. Tamamlayıcı yapıda çocuklar arasında iş birliği dikkati çekse de birbirlerinden bağımsız olarak girdikleri rolleri gerçekleştirirler. Etkileşimci yapıda ise çocuklar birbirleriyle etkileşimde bulunarak oyundaki rollerini oynarlar. Bu ilişkide birbirlerinin davranışlarına odaklanırlar ve karşılıklı olarak birbirlerini etkilerler. Yapılan gözlemler çocukların 3 yaşında oyunlarda bağımsız ve paralel yapıda; 4 yaşında bağımsız, paralel ve tamamlayıcı yapıda; 5 yaşında ise diğer yapılarla birlikte etkileşen yapıda iletişime girdiklerini göstermiştir. Bu bilgiler doğrultusunda, çocuklarımızın iyi bir aile ortamında büyümesi ve arkadaşlığı ebeveynlerinden sağlıklı bir şekilde öğrenmesi için çaba göstermemiz çok büyük önem arz etmektedir. Aile ve akranlar, çocuklar için koruma ve destek sağladıkları gibi, zorlayıcı olabilseler de ailenin birincil rolü, koruma ve bakımı sağlamaktır. Akranlar ise aile kadar koruyucu değildirler; zorlayıcı rolleri de vardır. Çocuklar akranlarıyla, yalnızca eşit ilişkilerde öğrenilebilecek yeni beceriler kazanırlar. Kazandıkları bu beceriler, onların diğer insanlarla uyum içinde yaşamalarını sağlar. Aile içinde gerçekleşen başarılı ilişkiler, mutlu, arkadaşça, bunalımdan uzak ve yapıcı bireylerin oluşumunu sağlar. Bunun tersine , uyum bozukluğu gösteren çocuklar, genellikle başarısız bir anne-baba-çocuk ilişkisinin ürünüdürler. Anne ve babanın sevgi ve ilgisinden yoksun olarak büyüyen çocuklar, büyük bir sevgi açlığı gösterirler. Bu açlık da birtakım davranış ve uyum bozukluklarına neden olabilir. Erken yaşlardan itibaren, çocukların aileleri tarafından arkadaşlık kurabilmeleri için yönlendirilmesi ve çocuklara bu becerileri geliştirmeleri için ortam yaratılması gerekir. Bu şekilde çocuk, hem olumlu arkadaşlık kurmayı öğrenir ve çok sayıda arkadaşı olur, hem de yaşama dair bilgi ve beceriler edinir. Bu konuda ebeveynler olarak yetersiz olduğunuzu düşünüyorsanız mutlaka bir Psikologdan destek almanız yararlı olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim.


Psikolog / Aile Danışmanı