Geri Bildirim
Duyusal Yoksunluk ve Zenginleştirilmiş Çevre Nedir?
Duyusal Yoksunluk ve Zenginleştirilmiş Çevre Nedir?

Duyusal Yoksunluk ve Zenginleştirilmiş Çevre Nedir?

545

Hebb (1971), organizmanın uyarıcı yoksunluğunun bilişsel ve duygusal gelişimlerini gerilettiğini savunmaktadır. Duyusal yaşantıların azalması organizmanın hücre kümesi ve ardışık safha geliştirme kapasitesini sınırlandırmaktadır. Bu kapasitenin sınırlı olması demek  tüm bilişsel etkinlikleri engelleyici bir durumdur. Daha basit bir söyleyişle bebeklik döneminin ne kadar az uyaran,oyun ve aktivite ile geçmesi demek ileride öğrenmede karşılaşılabilecek problemlerin o ölçüde büyük olması demektir.

Yapılan araştırmalar, uyarıcı yokluğunun nesne ve olayların temsilcisi hücre ağlarının gelişimini ve bireyin normal fonksiyonlarını yürütmesini engellediğini göstermiştir. Zenginleştirilmiş çevrede ise hücre ağlarının daha fazla oluştuğu görülmüştür.

Zenginleştirilmiş Çevre

Uyarıcı yoksunluğu bireyin bilişsel gelişimini olumsuz yönde etkiler demiştik. O zaman diyebiliriz ki uyaranlarla zenginleştirilmiş bir çevrenin ise, organizmanın gerek bilişsel ve duygusal gelişimi gerekse tüm kişilik gelişimini olumlu yönde etkilemesi beklenir.Hebb ve daha sonra Rosenweig ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar yukarıdaki beklentimizi desteklemektedir ve doğrulamaktadır. Yani uyaran bakımından zenginleştirilmiş bir çevre organizmanın öğrenme, özellikle de problem çözme yeteneğini  geliştirmektedir.Elde edilen bu  sonuçlar Hebb'in daha önce hücre kümeleri ve safha ile ilgili yapmış olduğu çalışmalarını da  destekler niteliktedir. Yani, uyaran açısından zengin olan bir çevre, organizmaya daha büyük bir duyusal çeşitlilik sağlamaktadır. Bu duyusal çeşitlilik ise, organizmanın daha fazla hücre kümeleri ve daha karmaşık ardışık safha oluşturmasına yardım etmektedir. Organizma bu sinirsel devreleri oluşturduktan sonra, yeni öğrenmelerimizde, bu devrelerden büyük ölçüde faydalanmaktadır. Bu nedenle Hebb'e göre, bilişsel gelişim için zengin uyarıcı bir çevre-ortam düzenlemenin önemi büyüktür. Çocuk ilk yaşlarında ne kadar karmaşık, zengin uyarıcı çevre içinde yetişirse, ileride problem çözme yeteneği o derece iyi olmaktadır.

Ancak uyaran zenginliğinin çok olması daha iyi zihinsel fonksiyon anlamına gelmemelidir. En iyi fonksiyon her çocuğa özel anlamlı-amaçlı ve doğru bir duyusal aktivite ile ortaya çıkar. Ergoterapi seanslarında Ergoterapist çocuk için en uygun olan duyusal uyaranları belirleyerek tedavi programını ona göre şekillendirir.

Çocukların Gelişim Sürecinde Zenginleştirilmiş Çevrenin Önemine Bakacak Olursak ;

Çocukların gelişim sürecinde  fiziksel, bilişsel, psikososyal, duyusal gelişimleri devam ederken aynı zamanda içinde bulundukları çevre ile etkileşmeleri sonucu sürekli öğrenmektedirler. Gelişim ve öğrenme birbirinden asla ayrılamayacak iki kavramdır. Her ikisinin de tam anlamıyla düzgün bir şekilde gerçekleşebilmesi için, çocukların doğru sosyal çevreye ve zengin ve doğru çevresel uyaranlara maruz kalması gereklidir. Hatta bazı gelişim bozukluklarının etkilerinin azaltılması ya da giderilebilmesi için çevresel uyaranların zenginleştirilmesi ve düzenlenmesi ön koşuldur.

Çocuklar gelişimlerini ve bu gelişim sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmeleri, gerekli uyaranlara doğru zamanda karşılaşmalarına bağlıdır. Bu koşul doğru bir şekilde yerine gelemez ise, çocuğun kritik dönemi geçilmiş olacak ve çocuğun kritik yaşında doğru çevresel uyarıcılarla karşılaşılmadığında ise işlevsel bir gelişim gerçekleşmeyecektir. Çocukla birlikte gelişmekte olan beyinin de belli düzenlemeleri yapmak için bu uyaranlara ihtiyacı vardır. Bu yüzden çocuk, gelişiminin hangi evresinde olursa olsun içinde bulunduğu dönemi sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmesi gerekir. Bunun için her çocuk için anlamlı-amaçlı ve doğru bir şekilde belirlenen zenginleştirilmiş bir çevrede bulunmalıdır.

Çocukların zenginleştirilmiş bir çevrede gelişimlerini devam ettirmeleri için onlara zengin uyarıcı bir çevre oluşturmak oldukça önemlidir. Bu yüzden okul ve öğrenme ortamının zenginleştirilmiş çevre prensibi dikkate alınarak oluşturulması hayati bir önem taşır.


Ergoterapist