Yaygın gelişimsel bozukluklar, toplumsal etkileşimde ve iletişimde nitel bozulma ile davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntü özelliklerini içerir. Erken çocukluk döneminde başlar. Bunun yanı sıra, yaygın gelişimsel bozuklar tanı grubunda, toplumsal etkileşim, toplumsal iletişimde kullanılan dil ya da sembolik/imgesel oyun becerilerinin en az birinde üç yaşından önce gecikmelerin ya da olağandışı bir işlevselliğin ortaya çıktığı da görülmektedir. (Köroğlu, 2005). Bu bozuklukların ortak yanları olduğu gibi birbirlerinden ayrılan tarafları da bulunmaktadır. Özellikle sosyal ve iletişimsel gelişim yönünde olan yetersizliklerle kendini göstermektedir.
Yaygın gelişimsel bozukluklar
- Otizm
- Rett bozukluğu
- Çocukluğun dezintegratif bozukluğu
- Asperger bozukluğu
- Atipik otizm
Olarak sınıflandırılırlar.
Otizm
Erken çocukluk döneminde başlayan ve yaşam boyu devam eden bir nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Bir çocuğun otizm tanısı alabilmesi üç alanda belli başlı sorunlara sahip olması gerekmektedir. Bu alanlar;
- Sosyal iletişimde niteliksel bozulma,
- İletişimde niteliksel bozulma
- Sınırlı, yineleyici, basmakalıp davranışlar, ilgiler ve faaliyetlerin bulunmasıdır.
Bu alanların en az ikisi birinci maddeden ve birer tanesi iki ve üçüncü maddeden olmak üzere toplamda altı ya da daha fazla kriteri karşılaması gerekir.
Sosyal iletişimde niteliksel bozulma
Sosyal etkileşimlerde sözel olmayan davranışlarda yetersizliklerin olması. Bunlar göz kontağının ya hiç ya da çok az kurulması, çok az jest ve mimiklerin kullanılması, konuşurken vurgulamalarda yapılan yanlışlıklar. Yaşa uygun olarak akran ilişkisi geliştiremezler. Çok az sayıda arkadaşları vardır ya da hiç arkadaşları yoktur. Kendi yaşıtlarıyla oynamak yerine kendi başlarına oyun oynamayı tercih ederler. İşbirliğine dayalı oyunlara uyum sağlamakta zorluk çekerler. Başkalarıyla başarıları, ilgileri ve zevkleri paylaşmakta zorlanırlar. Yalnız olmayı tercih ederler. Başka insanlardan kendisine gelen tepkilere karşı çok az tepkide bulunurlar ya da hiç tepki vermezler. Sosyal ve duygusal davranışları sınırlıdır. Birisi kendisine seslendiğinde tepki vermeyebilirler. Başka çocukların ilgisini çeken şeyler karşısında ilgisiz kalabilirler.
İletişimde niteliksel bozulma
Bu bireylerde konuşma gecikir ya da hiç gerçekleşmez. Hiç konuşma gerçekleşmeyen çocukları sağır çocuklardan ayıran bir özellik ise el ve kol hareketlerini kullanarak da kendilerini anlatmaya çalışmıyor olmalarıdır. Konuşma yeterli düzeyde olsa bile başkalarıyla konuşma başlatıp bunu sürdüremezler. Basmakalıp ve yineleyici bir dil kullanırlar. Başkalarının kendisine söyledikleri şeyi tekrar ederler. Bir yerde okudukları bir cümleyi ya da kelimeyi zamansız olarak yineleyebilirler. Kendisinin uydurmuş olduğu bir kelimeyi de sürekli yineleyebilirler. Gelişimsel düzeyine uygun olan oyunları kendiliğinden oynamazlar. Oyuncaklarla alışılmadık biçimde oyunlar oynarlar. Sembolik ve senaryolu oyunlar sınırlıdır. Sosyal oyunlara karşı da ilgisizdirler.
Sınırlı, yineleyici, basmakalıp davranışlar, ilgiler ve faaliyetlerin bulunması
Çok sınırlı bir ilgi örüntüleri vardır. Bazı konulara aşırı ilgi duyarlar. Diğerlerini tamamen dışlarlar. Gündelik işlere, belli başlı düzen ve rutinlere hiç esneklik göstermeden sıkı sıkıya bağlıdırlar. Basmakalıp ve yineleyici motor hareketleri vardır. Örneğin parmak şıklatma, el çırpma gibi hareketlerdir. Eşyaların parçalarıyla sürekli olarak uğraşıp dururlar. Bunları alışılagelmişin dışında kullanırlar. Ayrıca otizm tanısı için toplumsal etkileşim, toplumsal iletişimde kullanılan dil ve sembolik, imgesel oyun alanlarından en az birinde 3 yaşından önce bir gecikmenin olması ya da bir işlevselliğin olmaması gerekmektedir.
Rett Bozukluğu
Rett bozukluğu kız çocuklarını etkileyen bir bozukluktur. Erkek çocuklarında da göründüğü bilinir ancak onlarda görüldüğü zaman doğum anında ölüm ve ya anne karnında ölüm meydana gelir.Bu bozukluğa sahip çocuklar 6 ile 18 ay arası normal gelişim göstermektedirler. Daha sonra çocukta belli başlı gerilemeler görülmeye başlanır. 5 ile 48 aylar arasında kafa büyümesi yavaşlamaya başlar. Daha önce edinilmiş olan el becerilerini 5 ile 30 aylar arasında yitirmeye başlayıp basmakalıp el hareketlerine yönelirler. Psikomotor becerilerinde gerileme olur. Yürürken düşecekmiş gibi görünür. Parmak uçlarında olan bir yürüme mevcuttur. Vücut hareketlerinde de koordinasyonu bozuk bir görünüm olur.Sözel anlatım ve dili algılamada ileri derecede bir bozulma olur.
Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğu
Bu tanıya sahip çocuklar 24. Aylarına gelene kadar normal gelişim göstermektedirler. Bir süre sonra edinmiş oldukları becerilerini kaybetmeye başlarlar. Çocukların dil, zeka ve sosyal işlevlerinde bir yıkım meydana gelir. Bu çocukları otizmli çocuklardan ayıran nokta, bozulmaların 24. Aydan sonra başlamasıdır. Sözel anlatım ve dili algılama, toplumsal beceri ve uyum, bağırsak ve mesane kontrolü, oyun ve motor becerilerde 10 yaşına kadar bu alanlardan en az 2 tanesinde klinik olarak önemli ölçüde bir yıkım meydana gelmektedir. Toplumsal etkileşimde bozulma, iletişimde bozulma ve basmakalıp davranışlar olmak üzere bu alanlardan en az iki tanesinde de olağandışı bir işlevsellik olmalıdır. Bu çocuklarda epilepsi nöbetleri de görülebilir. Çocuklarda ilk bulguları huzursuzluk, anksiyete ve aktivite artışıdır. Ardından konuşma ve diğer yetilerde kayıplar meydana gelmeye başlar. Bu bozukluğun sebebi bilinmiyor. Çeşitli metabolik hastalıklarla birlikte bulunabiliyor.
Asperger Bozukluğu
Bu bozukluk ilk kez Viyanalı doktor Hans Asperger tarafından 1940 yıllarında keşfedilmiştir. Bu bozukluk diğer insanlarla iletişim kurmayı oldukça zorlaştırır, sınırlı ilgiler mevcuttur ve rutin davranışlar vardır. Ancak bunlar otizmli bir çocuğa göre daha azdır ve dil kullanımında gecikme yoktur. Normal düzeyde bilişsel becerileri vardır. Sınırlı bir ilgi alanında çok fazla bilgiye sahip oldukları için bu çocuklara “küçük profesör” denir. Zeka düzeyleri normal ya da üstündür. Mekanik eşyalara karşı oldukça ilgi duyarlar. Öz bakım sorunları bulunmaz. Yetişkinlik yıllarında ise soğuk, mesafeli insanlar olarak tanınırlar. Özel hayatlarında oldukça fazla akılcıdırlar. En fazla bir tane yakın arkadaşları vardır ve o kişide sınırlı ilgi alanına sahiptir. Jest, mimik, ima ve mecazları anlamada ve kullanmada sorunlar yaşarlar. Bu bozuklukta tanı genelde 5 yaş civarında konulabilir.
Atipik otizm
Bu tanıyı alan çocuklarda otizmde görülen semptomların çoğu bulunur. Ancak otizm tanısı alabilmesi için gereken ölçütlerin daha azına sahiptirler. Çocuklarda daha az bozukluk vardır, ancak dil bozuklukları yine de görülebilir. Bu çocuklarda ağır çekingenlik, ağır utangaçlık görülür. Dilin amacına uygun kullanımında problemler yaşarlar. Atipik otizmi otizmden ayıran bir özellik ise tanının kalıcı olmamasıdır. Otizmde konulan tanı kalıcıdır. Kişinin durumu ağırlaşabilir. Kendine zarar verme davranışları bulunur. Dil ile ilgili sorunları vardır. Atipik otizmde ise konulan tanı iyi bir eğitim ile kişi tamamen normale dönebilir. Otizm belirtileri zamanla kaybolur. Ağır bir düzeyi yoktur bu sebeple hafif otizmden ayırmak zordur. Atipik otizm tanısı alan çocuklar dili iyi kullanırlar. Kendilerine zarar verme davranışları yoktur. Dar ve sınırlı bir ilgi alanları olur ancak bu durum ilerleyen yaşlarda örneğin iş hayatında başarılı olmasına neden olabilir. Takıntılı davranışlar mevcuttur ve bu kişilerde panik ataklar sıklıkla görülebilir.
Sena Kurtcan
Psikolog
