FİRMA KAYIT
Yaygın Kaygı Bozukluğu Nedir?
Yaygın Kaygı Bozukluğu Nedir?

Yaygın Kaygı Bozukluğu Nedir?

39

Hayatımızda kendimiz veya sevdiklerimiz için gerçek bir tehdit unsuru varken kaygılanmak gayet normal, hatta tehlikelere karşı ürettiğimiz sağlıklı bir cevaptır. Örneğin çocuğunun uyuşturucu kullandığından şüphelenen bir anne için kaygılanmak doğaldır; bu durumda kaygı kişilerin gelecekte olabilecekler için hazırlıklı olmalarını ve bazı önlemler almalarını sağlar. 

Fakat bazen bireyler ortada hiçbir tehdit unsuru yokken, hayatlarında olan biten her şey için ciddi düzeyde kaygı duygusu yaşarlar. Kişilerin yaşadıkları bu kaygıya Yaygın Kaygı Bozukluğu  (Generalized Anxiety Disorder) adı verilir. Yaşanan kaygı belirli bir durum hakkında olmadığı için kişinin önlemler alarak kendini hazırlamasına yardımcı olmaz ve kişi bu kaygı duygusuyla nasıl baş edeceğini bilemez. Yaygın kaygı bozukluğu yaşayan kişiler her şey hakkında felaket senaryoları yazıp endişelenebilirler. Örneğin Tsunami felaketinin yaşanması mümkün olmayan bir ülkede yaşasa bile başına bu tip bir felaketin gelmesinden, patron tarafından verilen bir görevin teslim edilmesi için daha 10 gün varken yetiştiremeyeceğinden veya çocuğunun her gün farklı bir hastalığa kapılacağından endişelenebilir. 

Bu tip kaygı yaşayan kişiler kendilerine ve yakınlarına zarar gelmesini önlemek için her şeyi fazlasıyla kontrol etmeye çalışırlar. Hatta bu kişilere çoğunlukla yaygın kaygı bozukluğu tanısına ek olarak başka kaygı bozuklukları tanısı (Örneğin Obsesif Kompülsif Bozukluk gibi) konabilir. 

Yaygın kaygı bozukluğunun sebeplerini araştıran uzmanlar, beynimizde duygularımızdan, korkularımızdan ve hafızamızdan sorumlu olan “amigdala” adı verilen bir bölgenin çalışmasıyla ilgili bir sorun olduğunu keşfettiler (EScience.com). Amigdaladaki sorun, ortada hiçbir tehdit yokken kişinin endişe duygusu hissetmesine sebep olur. 

Yaygın kaygı bozukluğunun tedavisi için uygulanan farklı yöntemler vardır. Kaygıyı azaltmak için kullanılan ve en hızlı yanıt veren yöntemlerden bir tanesi ilaç tedavisidir. Ancak ilaç kullanımının yan etkileri yadsınamaz bir gerçektir. Bunlara ek olarak, ilaç tedavisi kişide kalıcı etkiler yaratmaz. Kişinin ilaç tedavisine ek olarak mutlaka psikoterapi desteği alması gerekir. Psikoterapi ile kişi bu kaygısıyla nasıl baş edeceğini öğrenir ve kişinin çok daha kalıcı sonuçlar elde etmesini sağlar. Eğer yaygın kaygı bozukluğu yaşadığınızı düşünüyorsanız bir uzmana danışmanızda fayda vardır. 


Uzman Klinik Psikolog