Geri Bildirim
Duyu Bütünleme Terapisi İle Otizm Arasındaki İlişki
Duyu Bütünleme Terapisi İle Otizm Arasındaki İlişki

Duyu Bütünleme Terapisi İle Otizm Arasındaki İlişki

539

BÖLÜM 1-

Otizm Spektrum Bozukluğu semptomların şiddeti farklı olan karmaşık bir bozukluktur. Otizm sosyal etkileşim ve iletişimdeki bozuklukların yanı sıra kısıtlı, tekrarlayan ve basmakalıp davranış, ilgi ve faaliyet kalıpları ile karakterizedir. Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı son dönemde iki yaşından itibaren konulmaktadır. Bununla birlikte, son araştırmalar Otizmli birçok çocuğun bundan daha erken tanımlanabileceğini göstermektedir.

Erken teşhis, Otizmli çocukların müdahale programlarına mümkün olan en kısa sürede başlamasını mümkün kılar, bu da daha iyi sonuçların alınması demektir. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) 2020 yılında her 54 çocuktan birinin Otizm ile tanımlandığını yayınladı. Otizmli çocuklar, günlük yaşam becerileri ve günlük yaşamın faaliyetleri dahil olmak üzere çeşitli alanlarda Okupasyonel performansta bozulma yaşamaktadır. Ayrıca Otizmli çocuklar, günlük yaşam aktiviteleri sosyal katılım, oyun ve eğitim gibi tipik çocukluk aktivitelere katılmakta zorluk çekmektedir. Ev ve toplum faaliyetlerine anlamlı katılım

Otizmli çocuklar için bir müdahale önceliği olup, Ergoterapistlerin çocukluk aktivitelerine katılımı teşvik ederek desteklediği bir önceliktir. Günlük aktivitelere katılım ve beceri, Duyusal İşlemleme gibi birçok faktörden etkilenebilir. Duyusal işlemleme terimi, yedi duyusal sistemi (örn. Dokunsal, vestibüler, işitsel; Miller ve Lane, 2000) kullanarak duyusal uyaranların alınması, organize edilmesi ve yorumlanması anlamına gelir.

Aslında Duyu Bütünleme Terapisi dediğimiz zaman Sekiz Duyudan bahsetmemiz gerekir. Burada yedi duyu yazmamın sebebini ilerleyen yazılarımda açıklayacağım. Duyusal işlemleme, duyusal bilgilerin (işitsel, görsel, vestibüler veya propriyoseptif uyaranlar) çevreye uyarlanabilir yanıtlar sağlamak ve anlamlı faaliyetlere ve okupasyonlarına katılım sağlamak amacıyla serebral kortekste ve beyin sapında alınma ve yorumlanma şeklini ifade eder. Tanısal olarak Otizmin temel bir özelliği olmamasına rağmen, Otizmli çocuklarda duyusal işleme farklılıkları iyi belgelenmiştir. Semptomlar, aşırı duyarlılık veya cevap vermeme gibi duyusal uyaranlara olağandışı yanıtlar içerebilir Örneğin, “dokunmaya karşı direnç ve gürültüye duyarlılık gibi aşırı duyarlılık davranışları çocuğun katılımını temel sosyal açıklarının üstünde ve ötesinde sınırlandırabilir”

Çocuklar atipik duyusal cevaplar nedeniyle Günlük Yaşam Aktivitelerine katılmak başkalarıyla etkileşime girmekte zorluk çekebilir. Ayrıca, davranışsal ve duygusal problemler duyusal işlemleme farklılıklarıyla ilişkilendirilmiştir. Duyusal semptomlar, Otizmdeki stereotip davranışlar ve tekrarlayan davranışlarla önemli ölçüde ilişkilidir. Watling, Deitz ve White (2001), Otizmli 3-6 yaş arasındaki çocukların % 85'inin a Duyusal Profil faktörlerinden en az birinde otizmli olmayan çocuklardan daha düşük puan aldığını bulmuştur.


Ergoterapist