Geri Bildirim
Çocuk Beslenmesinde Glisemik İndeksin Rolü
Çocuk Beslenmesinde Glisemik İndeksin Rolü

Çocuk Beslenmesinde Glisemik İndeksin Rolü

57

Çocuklarda obezite prevelansı her geçen gün artış göstermektedir. Ülkemizde çocuklarda hafif şişmanlık prevelansı %10-20,  obezite prevelansı ise %1-6 arasındadır.

Obezitenin oluşmasında birçok risk faktörü vardır. Bu faktörleri genetik ve çevresel olarak iki başlığa ayırabiliriz. Çevresel etmenlerin başında sosyoekonomik düzey, yaşanılan ev/okul ve diyetsel etmenler vardır. Bu etmenler içinde ise en çok değişmeye açık olan ve hem çocukların hem de ebeveynlerin dikkat etmesi gereken diyetsel etmenlerdir.

Diyetsel etmenler konusuna daha yakından bakmak gerekirse eğer  çocuklarda vücut ağırlığını, besin tercihleri yüksek oranda etkilemektedir. Besinlerin, daha çok kalori, makro ve mikro besin değerleri ön plandadır fakat bunlar kadar önemli olan bir değer de glisemik indekstir. Bu kavram 1981 yılında ortaya çıkmıştır. Beyaz ekmek ve glikoz baz alınarak, besinlerin  vücuttaki kan şeker değerlerini yükseltme eğrileridir .Daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse besinlerin kan şekerini yükseltme oranlarıdır. Besinler düşük ve yüksek glisemik indeksli olarak iki gruba ayrılır.

Yüksek glisemik indeksli besinler kan şekerini diğer besinlere göre daha hızlı yükseltir. Bunlar; patates, pirinç, beyaz un ve şekerden yapılmış unlu mamuller, şerbetli tatlılar ve mısır gevrekleridir.

Düşük glisemik indeksli besinler ise kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler, sebzeler, yulaf, arpa, süt ve süt ürünleri ve ceviz fındık gibi yağlı tohumlardır.

Çocukların özellikle de yüksek glisemik indeksli besin gruplarına olan ilgileri değişmez bir gerçektir. Bunların başında paketli ürünler, fast-food tarzı besinler gelir.

Yüksek glisemik indeksli besinlerin düşük glisemik indeksli besinlere  göre farkı tüketildikten sonra kan şekerini daha hızlı yükseltmesidir. Hızlı yükselen şeker seviyesini dengelemek için ise insülin daha fazla salgılanır. Salgılanan insülinin etkisi ile de daha hızlı bir açlık hissedilir. Bu yüzdendir ki glisemik indeksi yüksek besinlerin tüketimi sonrasında, tokluk süresi çok kısadır hemen acıkma hissi oluşur. Çocukların bu şekilde yüksek glisemik indeksli besin tercihleriyle beraber vücutta gereğinden fazla insülin salgılanması yani hiperinsülinemi görülür ve insülin direnci gelişimi desteklenmiş olur. İnsülin direnci; vücutta üretilen insülinin hücreler tarafından  duyarsızlık sonucunda kullanılamaması durumudur ve dikkat edilmediğinde tip 2 diyabet hastalığına davetiye çıkarılabilir.

Düşük glisemik indeksli beslenmeye bakacak olursak eğer sindirim ve tokluk süresi daha uzundur. Yapılan çalışmalarda uzun dönemde iştah kontrolü ile beraber ağırlık kaybı da görülebileceği gözlenmiştir.

103 obez çocuk üzerinde yapılan bir çalışmada, düşük glisemik indeksli bir beslenme ile BKİ(beden kütle indeksi) değerlerinde azalma gözlemlenmiştir.

Düşük Glisemik İndeksli Diyet İçin Öneriler

Çocuklar genel olarak evde ve okulda daha çok vakit geçirirler. Bu yüzden eve alışveriş yapılırken yüksek glisemik indeksli besinler grubundan paketli ürünler, mısır gevrekleri ve gazlı şekerli içecekler alınmamalıdır. Bunlar yerine evde ebeveynler daha sağlıklı tarifleri deneyebilir.

Okulda ise bu süreci yönetmek daha zordur bu yüzden ebeveynler çocukları iler beraber beslenme çantası hazırlamalı ve içerisine düşük glisemik indeksli besinler grubundan evde yapılmış poğaça/kekler, yağlı tohumlar, kutu süt/ayranlar koyulabilir. Koyulan besinlerin de sağlığı için faydalarından bahsedilip bunları tüketmesi için teşvik edilmelidir.

Günlük hayatta yüksek glisemik indeksli besinlerin tüketimlerin sıklığı azaltılmalı ve  porsiyon kontrolü sağlanmalıdır. Bu besinler tüketilirken ise yanında protein, yağ ve ve posa kaynaklı besinler eklenebilir. Bunlar kan şekerlerinin hızlı yükselişini engeller ve tokluk süresini uzatır.

Çocuklarda obezitenin önlenmesinde tek tip bir beslenme şekli yoktur. Sağlıklı seçimler ile insülin direnci, diyabet gibi kronik hastalıkların oluşmasının da önüne geçilebilir ve sağlıklı bir yaşam içinde alt yapı hazırlanmış olur.Diyetsel etmenler ile alınacak küçük önlemler sayesinde çocuklarda ağırlık yönetimi kolaylaşır ve obezitenin önüne geçilebilir.


Diyetisyen