Geri Bildirim
İçimdeki Çocuk
İçimdeki Çocuk

İçimdeki Çocuk

100

Herkes içindeki çocukla büyür.

Ama içindeki çocuğu çok az kişi görür.

Büyüdükçe hüzünle bakar ona.

Bazıları hiç bakmaz bazılarının bakabilmeye cesareti olmaz.

Susturursun daha çok konuşur,kaçarsın kovalar.

Ağlarsın susturmaz.

Hatırlatır kendini, ben buradayım tam kalbindeyim der.

Bütün çocukluklar içlerinde hüzünler barındırır.

Hatırlanmayan bir çocukluk yoktur,hatırlanmak istenmeyen bir çocukluk vardır.

Herkesin içinde saklı bir odası varsa eğer bunun kökeni çocukluğa dayanır.

Yıllar geçer aylar geçer zamanın bir ehlinde  belki bir sokak başında belki bir ses tonunda hatırlatır kendini çocukluk.

Büyümüşüm dersin,içindeki çocuk hayır der.

İçindeki çocuğu susturmayı denedin mi hiç?

O sen susturdukça daha çok konuşur ve hatta;

Kendi kendine konuştuğunda konuşan sen kendin misin sanarsın?

Çocuktur,senin çocukluğun.

Seçtiğin eş,doğurduğun çocuk,kurduğun arkadaşlık hepsine içindeki çocuk karar verir.

Seçimlerine o karar verir.

Hayata o çocukla gözlerini açmışsındır çünkü.

Eğer onu yanlış büyütmüşsen kader seni kendi çocukluğunla cezalandırır.

insan dediğin; kendi gibi olmayana sempati duysada eninde sonunda gider kendinden bir kişi daha bulur.

Yaşadığımız bu hayata kader denir kaderimizi de seçimlerimizle belirleriz çünkü.

Biliyor musunuz?

Hayat bizi büyütürken içimizdeki çocuğu hep küçük bırakıyor.

Çocukluk hiç büyümüyor.

Bir meditasyonda kendimi şöyle onardım.

Hatırlayamadığım bir ölüm vardı.

bir an önce bu acıdan  kurtulabilmek  için kendi kendime telefon açıp haber vermiştim ölümü.

Çünkü bu ben çocukken bana haber verilmemişti.

En büyük acılar yası tutulmayan acılardır,anladım.

Bazı travmalar yaşanınca geçiyor çok sonra anladım..

Onaramasaydım ipler kopardı.

Çocuklar içlerinde koca bir duygusal denizle yaşıyorlar bunu kendi çocukluğumdan biliyorum.

 boğulmaları ve hayatta kalmaları bir yetişkinin ellerinde.

Altı yaşındaydım ve ailem o en heyecanlı gösteri günümde yoktu.

İçimdeki çocuk neden olmadıklarını neden gelmediklerini beni sevip sevmediklerini ben büyüsem de yıllarca bana sordu.

Bir gün onu da onardım.

Kendi kendime durumları değiştiremedim ama dönüştürdüm,işleri vardır dedim.

Kabul her durumu çözmeye yeterdi çünkü.

Ben kabul ettim içimdeki bütün  yaraları.

İçimdeki travmalar büyüdükçe ortaya çıkıyordu.

Sanki içimdeki çocuk pandoranın gizli kutusunu açmıyor ama aralıyordu.

Bunları büyürken fark ettim.

Uyandığımda evde kimseyi göremediğimde korkup kendimi balkona attığımı terk edilme duygusuyla nasıl başbaşa kaldığımı bir gün büyüdüğümde farkettim.

Yine bir gün sahil kenarında taş sesleri beni rahatsız ettiğinde aklıma ne geldi biliyor musunuz?

Çocukken ilk  otobüs yolculuğum saatlerce yerde yatarak ve taş seslerini dinleyerek geçmişti çünkü.

Annemin ağlayışlarını ise dalga seslerine benzettim.

Her iz çocukluğa dayanıyor görüyorsunuz ve bütün travmalar tabii.

Ailemle gittiğim bir lunaparkta kaybolmuştum ve karşıma çıkan bir aileye benim kimsem yok dediğimi büyüdüğümde farkettim.

Neden annemi babamı arıyorum demedim onlara?

Hayat şifrelerle dolu bir çocukluk.

Ve en büyük suçumuz çocukluğu küçük sanıyor oluşumuz.

Aslında en büyük gerçeğimiz içimizdeki çocuk.

Bir parkta oynarken arkadaşlarıma babam polis dediğimi büyüyüp yeniden o parka gittiğimde farkettim.

Neden öyle söyledim?

Gerçekler canımı mı acıtıyordu?

İşte bu yüzden çocukluk elimizi kalbimize doğru daldırdığımızda geri zor çekebilecek kadar derin ve dipsiz bir kuyuydu belki.

Senin bisikletin yok bizim var diyenlere ağlayacak kadar masum ve derindim.

Bir yetişkin olduğumda hala bisikletim olmasını çok  istediğimde fark ettim.

Binmeyecektim ama duracaktı neden?

 düşündüm ve onarılmamış bir gerçeğimi buldum.

Büyüyüp yaralarımı onarmaya başladığımda fark ettim ben her şeyi.

Ve fark ettiğim milyonlarca sebebim var ve bunlara milyonlarca şükrüm.

İçimizdeki çocuk fark edilmeyi ve onarılmayı onarılırken kabul edilmeyi bekliyor en çokta.

Eğer içindeki çocuğa el sallamak istiyorsan önce hoş geldin demen gerekiyormuş anladım.

Şimdi binlerce çocukla çalışıyorum ve hepsini kendi çocukluğumdan bağımsız tutarak.

Bu büyük bir olgunluk istiyor, ben büyüttüm içimdeki çocuğu ve bu uğurda büyük bir savaş vermedim.

Kabullendim.

Siz de içinizdeki çocuğa artık hoş geldin deyin ve başlayın onarmaya ancak o zaman mutlu bir çocuk yetiştirir sağlıklı bir bireyler haline gelirsiniz.

Yine de gidiyor mu bu çocukluk derseniz hayır gitmiyor.

Ama istediğiniz güzellikte kalıyor,hatırlamak isteyeceğiniz güzellikte.


Çocuk Yogası Eğitmeni & Anaokulu Öğretmeni