Geri Bildirim
Yemek Dediğim Şey Aslında Duygularım mı?
Yemek Dediğim Şey Aslında Duygularım mı?

Yemek Dediğim Şey Aslında Duygularım mı?

112

‘’ Yemek yerken çiğnemeden yutuyorum. O an çiğnemediğimin farkında bile olmuyorum. Çevremdekiler, çiğnemeden yutuyorsun farkında mısın? Diyorlar. Alay konusu olmamak için evet farkındayım diyorum.  Aslında neden alay konusu olacağım ki? Buda aklımdaki bazı otomatik düşüncelerimden kaynaklı sanırım…

Öfkelendiğimizde, içimizde bastırılan duyguları savunmaya geçtiğimizde, stresli bir andan kaçmak için koşar adımlarla yemek yemeğe başvuruyoruz.

Peki neden?

Ağzımıza aldığımız her bir lokma aslında bastırdığımız öfkemiz ve duygumuz değil mi? İç savunma mekanizmamız sadece yemek ye! Diye mi söylüyor. Yoksa kolayımıza bu mu kaçıyor.

‘’ Yemek yediğim zaman çok mutlu oluyorum. O an ki öfkem sanki boğazımdan tek tek gidiyor gibi hissediyorum ve daha fazla yemek istiyorum.’’ Tıkanırcasına yeme modeli bu şekilde ilerliyor ve siz çiğnemeden yutuyorsunuz. Tıkandığınız şey duygularınız, biyolojik ihtiyacınız değil.

Kendimizi ispatlamak için konuşma eyleminde bulunmuyoruz. Çünkü anlaşılamayacağımızı veya karşımızdaki kişiyi kaybedeceğimiz korkusuyla savaşma cesareti gösteremiyoruz. 

Sizlere Savaş ya da Kaç savunma mekanizmasından bahsetmek istiyorum.  Stresli bir durumla karşı karşıya kalındığında Savaş ya da Kaç tepkisi gösterilir.

Sizler Savaş ya da kaç savunma mekanizmasının neresindesiniz?

‘’ Kaç ‘’ mekanizması sizin için hep ‘’ YE ‘’ olarak koşullanmış olabilir. Yerken kaçtığınızı sanıyor olabilirsiniz ama bu durum bir nebze sizi mutlu eder oda anlık bir mutluluk…

Duygularımla, Yemek Yemeden Nasıl Savaşırım? Nasıl Mutlu Olurum?

  • Öncelikle kendinizle barışmalısınız. Bedeninizi eleştirilere boğmayın ona sıkı sıkı sarılın. Sizlerin sarılmaya ve konuşmaya ihtiyacınız var. Her şeyden önce sizin kendinizi sevmeye ihtiyacınız var.
  • Aynanın karşısına geçip ‘’ bedenimin şu yerinde biraz fazlalık olabilir tamam bu kötü bir duruş sergileyebilir fakat ben kendimi böylede seviyorum diyebilmelisiniz…’’
  • Toplum içinde bedeninize gelen eleştiriye karşı açık olunmalı. Bedeninizi eleştiriye karşı desteklemelisiniz.
  • Bir yeme atağının geldiğini düşündüğünüzde bir dakika bekleyin ve gerçekten aç olup olmadığınızı sorun. Eğer yemek sizin için bir savunma mekanizması haline geldiyse vücudunuzun açlık ya da tokluk sinyallerini gözden kaçırıyor olabilirsiniz.
  • Kısıtlayıcı diyetlerden uzak durmalısınız. Çünkü bunun sonucu aşırı yemeyle sonuçlanır.
  • Eğer bir besini gerçekten yemek istiyorsanız aşırıya kaçmadan yemelisiniz. Bazı besinleri yasaklamak daha çok yemenize neden olabilir. Bunun yerine yemek istediğiniz besinden azar azar yemeniz daha uygun olacaktır.
  • Karşı taraf üzülmesin diye sustuğunuz o kelimeleri birer birer ağzınızdan çıkarmalısınız. Evet çıkarmalısınız diyorum çünkü boğazınıza düğümlenmiş duygular siz konuştukça yemeği reddedecek ve daha çok mutlu olacaksınız.

Kısacası;

Kilo sorununun arkasında nerdeyse her zaman duygular gizlenir. Bu gibi durumlarda, insanlar yiyecekleri yardım olarak kullanarak sorunlarını anında örtbas ederler. Çünkü bunu nasıl yöneteceklerini bilemezler. Bu nedenle, kendilerini kontrol etmeye yardımcı olmak için bir uzman tarafından yardım alınması gerekir…


Klinik Psikolog