Geri Bildirim
Çocuklar İle İletişim
Çocuklar İle İletişim

Çocuklar İle İletişim

111

Ebeveynler, çocuklarının kendilerini hiç dinlemediklerinden veya duymadıklarından yakınmaktadırlar. Acaba aileler çocukları ile konuşurken doğru bir dil kullanıyorlar mı?

Dünyaya geldiğimiz günden itibaren iletişim kurarız. Doğru iletişim kurmanın yollarını ilk olarak ailemizde öğreniriz. Ebeveynler ve çocuk arasındaki sorunların hem ortaya çıkışında hem de çözüme ulaştırılmasında çocuk ile iletişimin kalitesi önemlidir.  Çocuğun bireysel özelliklerini göz önünde tutarak doğru zamanda, doğru yerde, uygun biçimde tepki vererek onunla sağlıklı iletişim kurabilmek gerekir.

DİNLEMEK: Her ebeveyn çocuğunu dinlediğini, söz hakkı verdiğini ifade eder, fakat uygulama konusunda bunun ne kadar doğru olduğu tartışılır. Ya da ebeveynler çocuklarının kendileriyle konuşmadıklarından, okulda olan hiçbir şeyi anlatmadıklarından da yakınabilirler. Bunun nedeni gerçekten duyulduklarını, anlaşıldıklarını hissetmemeleri ya da hemen eleştirilecek, suçlanacak, öğüt vermeye geçilecek, sorgulanacak olmaları olabilir mi acaba?  Oysa ki, çocuğun kendini rahat bir şekilde ifade etmesi bizleri daha iyi anlamasını sağlayacaktır. Çocuğunuz ile iletişim kurarken; yüzüne bakmak, aynı boy hizasına gelecek şekilde olmak, göz teması kurmak, sabırla sonun kadar dinlemek önemlidir.

SÖZLÜ MESAJLAR: Çocukla konuşurken kullandığımız kelimelerin önemi, sihri büyüktü. Çocuğunuz yanlış bir tutum ve davranışlarına karşı anne ve babalar zaman zaman kaba konuşmaktan hakarete kadar gidebilen tepkiler verebilmektedir. Bu çocuğun davranışına yapılan olumsuz mesajdan çıkıp kişiliğine yönelik edilmiş cümleler olabilmektedir. Kırılan ve gücenen çocuk ya kendine tamamen geri çekilir ya da saldırgan bir tutum içerisine girebilir.

TUTARLI BİR TUTUM: Ebeveynler ile çocuk arasındaki en can alıcı nokta ise çocuğa karşı tutarlı bir tutum sergileyebilmektir. Çocuğunuza sağlıklı, kalıcı ve doğru bir mesaj vermek için; anne ve babaların kendi aralarındaki çelişki ve çatışmalarını yenmeli, söyledikleri ve yaptıkları arasında tutarlı olmaları gerekmektedir. Tutarlı olmayan ebeveynlerin çocuklarında; ne yapacağını bilmeyen kararsız, yaptığın davranışlarından emin olmayan, kendini endişeli ve güçsüz hisseden bir çocuk yetiştirmelerine sebep olabilir.

ÖVGÜ: Çocuğa edilen iltifatlar bize bazen şımaracak düşüncesi verebilir.  Oysa ki, söylenen övgü çocuğun duygusal ihtiyacını karşılayabileceği gibi, öğretmen istediğimiz ve almasını istediğimiz mesajı vermekte kolaylık sağlar. Hak ettiği övgüyü, iltifatı alan çocuk kendisinin değerli gördüğünü ve desteklendiğini hisseder.

ZAMAN AYIRMAK: Çocuğun temel duygusal ihtiyaçlarından biri olan sevgiyi ifade etme biçimimiz onunla geçirilen, ona ayrılan zamandır. Birlikte etkinliklerde bulunmak, oyun oynamak en güzel paylaşımlardan biridir. Ve sevgiyi göstermenin en doğal, en kolay yoludur. Tabi ki sevgimizi de dile getirmeyi unutmayalım J Sevgiden yoksun kalmak kişinin kendine olan güvenini zedeler. Sevgimizi ifade ederken dokunmak, gülmek, öpmek gibi beden dilini kullanmak önemlidir.

SAYGI: Ebeveynlerin yakındığı bir diğer konu ise çocuklarının saygısız, karşılık veren söz ve davranışlardır. Bu tutumun ortan kalması için anne babanın çocuğa olan saygısını korumasıdır. Çocuğunuza nasıl davranıyorsunuz?  Çocuk ile konuşurken kullandığımız kelimeler, ceza yöntemlerimiz, ebeveynlerin kendi arasındaki saygıya çocukların şahit olması, öfkemizi kontrol edebilmek gibi durumlarda saygı çerçevesini aşamamaya özen göstermek gerekir. Anne babanın çocuğa saygı göstermesi durumunda çocuktan saygılı davranması beklenebilir.

“Çocuk hayatımızın neresinde?” sorusunu sıklıkla kendimize sorup ve cevaplarını değerlendirmeyi unutmayalım


Psikolog