FİRMA KAYIT
Geri Bildirim
Çocuğumu Vezir de Ederim Rezil de
Çocuğumu Vezir de Ederim Rezil de

Çocuğumu Vezir de Ederim Rezil de

1411

Günümüzde birçok ebeveyn, çocuğuyla arasındaki ilişkiye dair bir bilişsel çelişki içerisindedir. Burada öncelikli olarak ebeveyn ve çocuk arasındaki bağlanma stilleri üzerinde durulması gerekiyor. Bağlanma, başka biriyle yakınlık arama ve kurma ihtiyacıdır. Her bebek kendine ilk bakım veren kişiyle yakınlık kurma ihtiyacına yönelik bir davranış repertuarıyla dünyaya gelir. Bu davranışlar arasında en dikkat çekeni bağlanmadır. İlk bakım veren kişinin bebekle kurduğu ilişki sayesinde bebek, ilişki kurmanın nasıl gerçekleştiğini tecrübe etmekte ve bir yaşın sonuna doğru, belli bir bağlanma stilini içselleştirmektedir.

Bağlanma stili, bebeğin ona ilk bakım veren kişi ve çevresindeki diğer kişilerle ilişki kurma şeklidir. Bir yaş sonrasında bebek, dış dünya ile yakınlık kurduğu esnada, nasıl davranması gerektiği ve karşı tarafın nasıl tepki vereceğine dair zihninde mental bir model canlandırmaktadır. İçselleştirilmiş bu bağlanma stili, bebeğin tüm hayatı boyunca kurduğu yakın ilişkilerdeki bağlanma davranışlarını olumlu ya da olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde kurulan bağlanma stilinin sağlıklı olması çok önemlidir çünkü bağlanma stilleri, çocukların yetişkin kimlikleri üzerinde oldukça kıymetli etkilere sahiptir.

Bir çocuğun memnuniyet duygularına sahip olması, olumlu duygulanım ve iyi olması ile bağlantılıdır. Çocuğun memnuniyet hissetmesi, fiziksel ve duygusal yönden doyumu birtakım mutluluk hormonlarının salgılanmasını arttırmakta, sakinlik ve güven duygularını ortaya çıkarmakta, diğer taraftan tehdit duygularını azaltmaktadır. Bu sistem “sosyal güven ve memnuniyet olarak tanımlanmaktadır. Kendilerini sosyal olarak güvende hisseden çocuklar hayatlarına yön verme konusunda daha iyimser ve yaşamlarının nasıl gittiği konusunda daha mutlu ve umutludurlar.

Çocuğun kendini sosyal olarak güvende ve memnuniyet hissetmesinde kişilerarası ilişkileri ve bağlanma yaşantıları önemli değişkenlerdir. Çocuğun sosyal ilişkilerinden elde ettikleri olumlu duygular onların olumlu ruh haline sahip olmaları ve sosyal alandaki konumlarını görmeleri açısından önemlidir. Yapılan araştırmalar bağlanma tarzının bireyin güven ve sosyal bağlılık duygularını güçlendirdiğini, böylece duygu durumunu olumlu yönde düzenlediğini ortaya koymaktadır.

Çocuğun yetişkinlik ve ileriki dönemlerde birçok davranışını olumlu ya da olumsuz etkileyebilen bağlanma davranışının detaylı olarak araştırılması büyük önem arz etmektedir. Özellikle Türk kültüründe aile yapısı, aile içi iletişim, anne-babanın çocuğa davranış biçimleri hangi bağlanma stilinin ortaya çıkmasına neden olduğu öncelikle tespit edilmesi gereken bir konudur ve bununla ilgili ailelerin bilinçlendirilmesi ve farkındalık oluşturulması gerekir. Bunun yanı sıra, Bağlanma Stilleri, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyal Güvende Hissetme… doğrudan bir davranışın ortaya çıkmasında etkili olmayabilir fakat dolaylı yoldan etki gösterebilir. Bu noktada aracı değişkenlerin ya da gözlenmeyen değişkenlerin üzerinden bağlanma davranışın incelenmesine veya önerilecek modellere ihtiyaç vardır.

Bağlanma stilleri 3 ayrı kategoride değerlendirilmektedir.

  • Güvenli bağlanma
  • Kaygılı-kararsız bağlanma
  • Kaygılı-kaçınmacı bağlanma

Duygusal düzeyde, güvenli bağlanan çocuklar her zaman arkalarını kollayacak ve ihtiyaç duyduklarında danışabilecek birileri olduğunun farkındadır ve sosyal ilişkilerinde kendilerini güvenli ve rahat hissederler. Bu nedenle de hayatı normal temposunda yaşamak ve sosyalleşmek bu kişiler için daha kolaydır. Bağlanma kaygısı yüksek olan çocuklar ise ilişkilerine dair daimi bir korku ve kaygı hissi taşırlar; diğer insanların onlara ihtiyaç anında destek vermeyeceği konusunda endişelenirler. Bağlanma kaçınması yüksek olan çocuklar ise kaçınma ve öfke gibi negatif duygular taşırlar. Bu çocuklar diğer insanlarla olan ilişkilerini sınırlamaktadırlar ve diğer insanların yanındayken kendilerini rahatsız hissetme eğilimindedirler. Davranışsal düzeye bakıldığında, güvenli bağlanan çocuklar bir sorunları olduğunda yakınlarıyla sağlıklı iletişim kurarlar ve onlardan destek alırlar. Bağlanma kaygısı yüksek olanlar ise stres sinyalleri yayarlar ve bunların başkaları tarafından anlaşılmasını beklerler. Sürekli ilgi talep ederler ve öfke gösterirler. Bağlanma kaçınması yüksek olan çocuklar ise diğer kişilerden hiçbir zaman bir şey beklemez ve talep etmez, kendilerini geri çekerler.


Psikolog