FİRMA KAYIT
Okul Öncesi Dönemde Kriz Durumlarını Yönetebilme
Okul Öncesi Dönemde Kriz Durumlarını Yönetebilme

Okul Öncesi Dönemde Kriz Durumlarını Yönetebilme

44

Birey, hayatı boyunca belli kararlar alır, tercihler yapar. Anne baba olmaya karar vermek de hayatın içinde verilen önemli kararlardan biridir. Bir başkasının sorumluluğunu almak, onu hayata hazırlamak, hatta “mükemmeli sağlamaya çalışmak” için büyük bir sorumluluk altına girmektir. Çocuk sahibi olmak; olduğundan daha fedakar olmak, kendi istek ve arzularından vazgeçmek ya da sınırlamak, önceliklerin farklılaşması gibi hayatınızda birçok değişikliği de beraberinde getirir. Çocuk sahibi olmaya karar vermekle başlayan bu süreç uzun sürecek bir yolculuğa çıkmaya benzer. Bu süreçte inişli, çıkışlı, engebeli, eğlenceli vb. birçok farklı deneyimi yaşama fırsatı bulursunuz. Çocuğunuzu büyütürken okul öncesi dönemde yaşayabileceğiniz kriz durumlarında süreci daha iyi yönetebilmek ve müdahale edebilmek için kullanabileceğiniz bazı yöntem ve öneriler aşağıdaki gibidir:

  • Sabahları evden çıkamama ya da giyeceği elbiseyi seçme nedeniyle çıkan tartışmalar için; çocuğunuza seçenek sunarak çözüm getirebilirsiniz. Kıyafetlerini akşamdan hazırlayabilirsiniz. 3-4 seçenek sunarak sınırlandırıp, seçme hakkını çocuğunuza bırakmanız, çocuğunuzda öz güveni de arttıracaktır. Tabi ki gardırobun da mevsim koşullarına göre düzenlenmiş olması gerekmektedir. Aksi takdirde çocuğunuz, kış mevsimi olmasına rağmen dolapta gördüğü ve çok sevdiği şortunu giymeyi tercih edecektir.
  • Çocuğunuzla iletişim kurarken yapmaması gerekeni söylemek yerine yapmasını istediğiniz davranışı vurgulayın. Çünkü çocuklar ne yapacaklarını bilemezler ve etkileşimde bulundukları insanları model alırlar. Bu yüzden çocuğunuzu “yapma” diyerek durdurmak yerine, ne yapmasını istiyorsak onu ifade ederek yönlendirmeliyiz. Yani olumsuz davranış üzerine değil olumlu davranış üzerine dikkat çekmeliyiz. Örneğin; “Koşma” demek yerine “Yürüyerek gidiyoruz.”, “Bağırma” demek yerine “Alçak sesle konuşur musun?” gibi.
  • Yapmasını istediğiniz bir davranış için “Eğer” ile başlayan cümleler kurmayın. “Eğer” ile başlayan cümleler   çocuğa  seçim fırsatı sunmuş olur. Örn: “Eğer yemeğini yersen oyuncaklarınla oynayabilirsin.” dediğinizde çocuğa giden mesaj tercih yapmaya yöneliktir ve çocuk istemediğiniz bir seçeneği tercih edebilir. Ayrıca böyle bir ifade sonucu çocuk pazarlık yapma yoluna gidecek ve her yaptığı davranışta karşılık bekleyecek, hatta bunu size karşı kullanacaktır.   (“Odamı toplarım ama sen de bana şeker   vereceksin”.  gibi.) Bunun yerine “Oyuncaklarınla yemek yedikten sonra oynayacağız.”, ya da “Dişlerini fırçaladıktan sonra sana kitap okuyacağız.” gibi ifadeleri tercih edin.
  • Kesinlikle yapılmasını istediğiniz bir davranış için “Oyuncaklarını toplar mısın?”, “Bilgisayarı kapatır mısın?” gibi ifadeler yerine net cümleler kullanın. “Bilgisayarı kapatmanı istiyorum.” gibi.
  • İstenmedik bir davranışla karşılaşıldığında, kullanılacak yöntem ceza olmamalıdır. Çünkü ceza olumsuz davranış üzerinde odaklanıldığını gösterir, geçici çözümler sunar ve o an için davranışı durdurur. Onun yerine, neden yaptığı, başka neler yapabileceği gibi davranış üzerinde konuşulmalı, çocuğun farkındalığı arttırılmalı ve farklı çözümler üretmesi için yönlendirilmelidir. Farkındalık yaratılmaya çalışıldığında çözüm odaklı bir yol izlenmiş olur.
  • Ağlayarak bir şeyler yaptırmaya çalıştığında ya da ağlayarak kendini ifade ettiğinde; “Şu anda ağladığın için seni anlayamıyorum, sakinleşmen için ben senin yanındayım.” diyerek sakinleşmesini sağlamak ve ağlaması bittikten sonra iletişime geçmek daha sağlıklı olacaktır. Ayrıca ağladığı zamanlarda sürekli konuşarak ona bir şeyler anlatmak da etkili olmayacaktır. Öncelikle çocuğun sakinleşmesi gerekmektedir. Çocuk ağladığı sırada ya da bir duruma, konuya sinirlendiğinde ona bir şeyler anlatmaya ya da açıklama yapmaya çalışmak çocuğun ağlama şiddetini arttıracaktır. Onun için öncelikle çocuğunuzu sakinleştirmeniz gerekmektedir. Bunu da sakin bir ses tonuyla “Sakinleştiğin zaman konuşacağız” diyerek, dokunarak, yanında olduğunuzu ona hissettirerek yapabilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sizi dinlemediği durumlarda öz eleştiri yapın. İletişim kurarken kullandığınız dil, sürekli ve sıklıkla aynı konulara değiniyor olmanız, fazla açıklama yapıyor, eleştiriyor olmanız, sevdiği ve eğlendiği bir etkinliği bölüyor olmanız gibi.

Tüm bu önerileri uygularken en önemli nokta ise kararlı ve tutarlı olmaktır. Anne baba olarak olaylara bakışınız farklı olabilir. Ancak bu görüş ayrılıklarını çocuğun yanında yaşarsanız bir süre sonra çocuk bu durumu kullanmaya çalışacaktır. Görüş ayrılıklarınızı çocuğunuzun olmadığı bir zaman diliminde paylaşabilirsiniz. Böylece hem eş olarak hem de anne baba olarak daha sağlıklı ilişkiler kurmuş olursunuz.

 


Psikolojik Danışman ve Oyun Terapisti