FİRMA KAYIT
Geri Bildirim
Erken Çocukluk Döneminde Duygular
Erken Çocukluk Döneminde Duygular

Erken Çocukluk Döneminde Duygular

1458

Çocuk ile yetişkin arasındaki en büyük benzerlik sahip olduğumuz duygularımız ve en büyük fark ise duygularımızı ifade etme şeklimizdir. Biz yetişkinler için dahi bir duyguda tutarlılık göstermemiz istikrarlı bir süreci kapsamaz iken çocuklar için bu beklentiye girmek bizleri hüsrana götürür. 3-6 yaş dönemi olarak bilinen ‘erken çocukluk dönemi’ çocuklarda soyut düşünce kavramının henüz gelişimini tamamlayamadığı, benliklerine ve çevrelerine karşı farkındalık seviyelerinin oluşmaya başladığı dönemdir. Bu dönem çocukları benliklerini keşfetme yolunda iken onlara bu yolda onlara en çok duygular eşlik eder. Dış dünyayı algılamaya, akranlarıyla sosyal ilişki kurmaya yönelik ilk adımların atıldığı bu dönemlerde çocuklara duyguları eşlik eder. Yaşamış oldukları durumlar, onların iç dünyalarında ki duygularını tetikleyerek verdikleri tepkilerle can bulur. Yetişkinler için ‘Öfkelendim ‘ , ‘Üzüldüm’ , ‘Endişeliyim’ demek ne kadar belirgin ve kolaysa erken çocukluk dönemi için yaşadıkları duyguyu tanımak ve bunu dile getirmek bir o kadar zordur. İç dünyalarında yaşadıkları hissiyatın davranış olarak dış dünyaya aktarmaları onların kendi duygularını keşfetme yollarıdır aslında.Hiç beklenmedik anda görülen bir öfke patlaması aslında önceden hissedilmiş fakat tanımlanamamış ve dolayısıyla dışa aktarılamamış bir ana ait olabilir. Bu sebepledir ki çocuklar, olur olmadık yerlerde beklenmedik tepkiler ve davranışlar sergileyebilir. Bu demektir ki çocuğunuz iç dünyasında yaşadığı duyguları tanımlayamıyor ve ifade edemiyordur.

Duygular doğru ya da Yanlış değildir. Çocuklar hissettikleri duygular doğrultusunda belirli davranışlarda bulunurlar. Bu davranışların bulundukları toplum tarafından onaylanıp onaylanmaması ailenin yaklaştığı tutum ile çerçevelenir. Bunu ayırt edebilmesi ve istenilen bir davranışın tutum olarak benimsenmesi ise çocuğun hissettiği duyguyu tanıması ile başlar. Kendisini keşfetmeye yönelik çıktığı bu yolda, çocuğunuza en büyük destek görevi ebeveynlerine düşmektedir. Çocuğunuzu hisseden bir ebeveyn olarak onun kendisini keşfinde ki bu süreçte ihtiyaçları doğrultusunda ona alan yaratmak, sorularına ve tepkilerine onu destekleyici, yol gösterici bir tutumla yaklaşmak faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki, Duygular bizlerin hayatla bağ kurduğumuz dilimizdir. Kendimizi ifade etmemizde ki en büyük ihtiyacımızdır. Kendimizi ifade edemediğimiz zaman öfkelenir, saldırganlaşır ya da olumsuz bir duygu durumu haline bürünebiliriz. Tıpkı çocuklar da bizler gibi anlaşılmadıklarını hissettikleri zaman öfke duygusu ile karşısında ki yetişkini anlamamayı tercih edecektir.

Ebeveyn Menüsü

  • Çocuklarınızın hissettikleri duygulara küçümseyici, örseleyici, suçlayıcı bir tutumla yaklaşılmaması aksine her zaman için onu içerisinde bulunduğu durumu anladığınıza yönelik bir tutumla yaklaşmanız gerekir. Her durum da koşulsuz olarak desteklendiğini ve anlaşıldığını hisseden çocuk duygularını tanıma ve dile getirme de daha güvenli olacaktır.
  • Öfkelenen çocuğunuza , ’Bunda öfkelenecek ne var ‘ ! ya da ‘Sen daha çocuksun ne öfkesi’ demek yerine ‘Sanırım şuan yaşadığın bu durum seni öfkelendirdi. Seni anlayabiliyorum bazen bende benzer öfke duygusu yaşayabiliyorum. Seni tam olarak öfkelendiren ne oldu paylaşmak ister misin ? ‘ gibi bu duyguyu yaşayan tek kişi olmadığını ,onu anlayan bir dille yaklaşmak duygusunu tanımasına ve dile getirmesine yardımcı olacaktır.
  • Çocuklar ani duygu değişimleri yaşayabilirler. Bu durum sizi endişelendirmesin. Tutarlılık ve irade  beklemek onlara haksızlık olur.

Biz yetişkinler dahi kendi duygularımızı tanımamıza rağmen kişilere, kurumlara ya da her gün aynada gördüğümüz kendimize bile aynı hissiyatla yaklaşamıyorken çocuklardan duygularında tutarlıkbeklemek onlara haksızlık olur.


Uzman Klinik Psikolog